CENNETTEN ÜFLENEN GOL

Fenerbahçemizin Manisaspor ile yaptığı karşılaşma  2-1’lik galibiyetimizle sonuçlandı.
Güç dengeleri ne olursa olsun, Manisaspor ile yaptığımız maçlar her zaman zor geçiyor. Bugünküne benzer şekilde oyun olarak zor olmadığı zamanlarda da skor olarak zorlanıyoruz.
İstatistiklere bakamadım henüz, ama muhtemelen 90+’larda en çok gol attığımız takım Manisaspor’dur.
Hatta ligin ilk devresinde, stadımızda oynanan karşılaşmada da 90+’da Semih’in nizami golü vardı. Hakem kurbanı oldu ayrı, ama 90+’da atmıştık yine.
Bugünkü maçta ise çok açık farklı bir galibiyet alabileceğimiz bir oyuna rağmen, kımet yine 90+ oldu.
Gol çok ilginçti.
Vakit geçirme hilesi yapan, adı GS ile anılan bir futbolcuya çarpan top kaleye girdi.
Sanki “birileri” cennetten üfleyiverdi topa.
Nur içinde yat Lefter Baba…
Çubukluya sahip çıkanlar, pasaportu yabancı da olsa tabutuna ilk el atan Ziegler gibi, Yobo, Stoch gibi sporcular;
Çubukluya sahip çıkanlar, Caner gibi, Gökhan gibi, Volkan gibi tecrübelerimiz,
Çubukluya sahip çıkanlar, Recep Niyaz gibi, Gökay İravul gibi, Berk Elitez gibi kendi evlatlarımız…

Cennetten üflenen bu gol, bu senenin onur mücadelesine çok, ama çok yakıştı!

Yorum bırakın

Filed under Genel

NUR İÇİNDE YAT

Türk futbolunun “ordinaryüsü”nü kaybettik. nur içinde yat Lefter…

Yorum bırakın

Filed under Genel

GAFLAR PRENSİ

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, buluduğu konumu istismar eden, dokunulmazlık zırhı ile aklına eseni söyleyen bir kişilik. Daha önce, Galatasaray’ın T.Telekom Arena Stadı açılışındaki gaflarıyla Galatasaraylı taraftarların tepkisini çeken Bayraktar, tüm Türk milletinin bakanı olduğunu unutmuş, hemşehricilik mantığı ile tek bir ile hizmet etme amacını açıkça ortaya koymuştur.

DHA’nın haberi şöyle:

TRABZON’da bir açılışa katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Trabzonspor’un hakkı olan şampiyonluk kupasını almak için çok ince ayarlı bir çalışma yaptıklarını söyledi.

Trabzon Belediyesi’nin yapımını tamamladığı bir yolun açılış törenine katılan AK Parti Trabzon Milletvekili ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, konuşmasının bir bölümünde Trabzon’un Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi:”Trabzon gülerse Türkiye güler. Trabzon kalkınırsa Türkiye çok büyük mesaj verir. Şimdi bizim hakkımız olan Trabzonsporumuz’un kupasını almak için de çok ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah hakkı olan Trabzonsporumuzun kupasını da Trabzonspor’un müzesine getireceğiz. Allah inşallah bunu bize nasip edecek.

Bayraktar bu sözlerinin ardından törene katılanlardan büyük alkış aldi, açılışın ardından bir grup Trabzonspor taraftarı da Bakan Bayraktar’a bordo – mavili kaşkol taktı.

Konuşmanın videosu için tıklayınız.

Bayraktar’ın konuşması üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü şu açıklamayı yaptı:

KUPA MÜZEMİZDE

Ulusumuzun her bir bireyinin hakkını korumak ve onu savunmakla yükümlü bir bakanın, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın, geçen sezonki şampiyonluğumuza yönelik bir takım ince planları olduğunu üzülerek ve dehşete kapılarak takip etmekteyiz.
Sayın Bayraktar’ın Trabzon halkına yönelik yaptığı konuşmayı, en iyi niyetli bakış açısıyla ‘ucuz popülizm’ olarak nitelendirmek istesek de, milyonlarca taraftarıyla sportif ve tesisleşme anlamında Türkiye’ye büyük değer sağlayan ‘Fenerbahçe’ markasına yönelik bu sözleri kabul etmek veya görmezden gelmek hiçbir şekilde mümkün değildir.
Bugüne kadarki her açıklamamızda, kulübümüze yönelik sistematik bir linç ve karalama kampanyası olduğuna dikkat çekmiş; adil yargılama ve sürece dair eşitlik istediğimizi vurgulamıştık.
Ancak, Sayın Bayraktar’ın
 “Trabzon gülerse Türkiye güler. Trabzon kalkınırsa Türkiye çok büyük mesaj verir. Şimdi bizim hakkımız olan Trabzonsporumuz’un kupasını almak için de çok ince ayarlı bir çalışma yapıyoruz. İnşallah hakkı olan Trabzonsporumuz’un kupasını da Trabzonspor’un müzesine getireceğiz. Allah inşallah bunu bize nasip edecek”
 şeklindeki açıklamaları, bir bakanın, fanatizmle birlikte eşitlik ve adalet duygusundan ne kadar uzaklaşabildiğinin en açık göstergesidir.
 Milyonların hiçbir menfaat beklemeksizin gönül verdiği, Türkiye’nin en önemli markalarından biri olan Fenerbahçe’ye yönelik bu tutumu çok açık bir dille reddediyor; en iyi niyetli bakış açısıyla bu durumu ‘sınırı aşmak’ olarak nitelendiriyoruz.
 Bu bağlamda, gerekli mercilerin gerekli adımı atacağına olan inancımızı kamuoyunun bilgisine sunuyor; alın terimizle, emeğimizle ve hakkımızla kazandığımız 18.şampiyonluğa ait kupanın açıklanan ya da açıklanmayan her tür ince hesaba karşın dün olduğu gibi yarın da müzemizde olacağını hatırlatmak istiyoruz.
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ

Yorum bırakın

Filed under Erdoğan Bayraktar, Fenerbahçe, Trabzonspor

ÖLÜ YA DA DİRİ…

Sion tribünlerinden…

Tavır ve talep net: Wanted – Dead or Alive🙂

Yorum bırakın

Filed under FIFA, Michel Platini, Sepp Blatter, UEFA

HOŞGELDİN VEKİL!

Yorum bırakın

Filed under Genel

INCEPTION

2010 yapımı Inception filmini izleyenleriniz vardır mutlaka. Leonardo Di Caprio’nun canlandırdığı Dom Cobb usta bir hırsızdır. Ancak çaldıkları eşyalar değil, zihnin savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltındaki sırlardır. Cobb çok özel bir görev alır. Bu kez görevi bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir.
Bir (kurgubilim) film olmasına ve ona rağmen son derece büyük güçlükler yaratan bir iş, 3 Temmuz 2011’den beridir görüyoruz ki aslında çok da zor değilmiş.

Türk adaletinin bazı birimleri, Türk medyası ile ortak bir çalışma ile değil fikir, “net bir kanaati” birçok insanın (varsayılan) beynine yerleştirdi: Aziz Yıldırım örgüt lideridir, Fenerbahçe (kendi kendine) şike yapmıştır.

Ortada olmayan paraları, olmayan oyunculara veren, ama paralar ve oyuncular olmadığından sadece “veren” birileri olduğu gibi bir fikri, normal şartlarda ileri sürenlerin acilen akıl hastanesine kaldırılması gerekirken, bu mantıksızlığa karşı çıkan Fenerbahçeliler meczup muamelesi görüyor mümtaz Türk medyası tarafından.

Zaman zaman Dom Cobb ve ekibinin ülkemizi ziyaret ettiğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Bu akıl tutulmasının başka izahı yok zira…

Yorum bırakın

Filed under Şike Teşvik

ARTIK “SEN” SAHAYA İN!

Altı aydır bizleri aşağılayan, alay eden, sindirmeye, biat ettirmeye yönelik kampanyaya direndik…
Altı aydır başkanımızı, yöneticilerimizi, onurumuzu, gururumuzu teslim etmedik bu kirli “oyunculara”…
Direnişi kırmak, “son kaleyi” ele geçirmek için oyunu daha da kirlileştiriyorlar.
Savunmaya verilmeyen dosyalar, belgeler medyaya servi ediliyordu dün de… Buna şaşırmıyoruz…
Davayı ilgilendirmeyen özel konuşmaların servis edilmesi bizi hiç şaşırtmıyor artık…
Ama sertleşiyorlar…
Usulsüz konuşma kayıtlarına izin verenleri şimdi de “hakem” konumuna getiriyorlar…
Belli, işi yokuşa sürüp, medyadaki tetikçileri yoluyla uzatacaklar…
Bizleri yormak, bezdirmek, sindirmek için masumları içeride süründürecekler daha aylarca…
Kocaman adamın dediği gibi, sürekli boynumuzda bir iple dolaştıracaklar…

İZİN VERECEK MİSİN BUNLARA FENERBAHÇELİ?
ARTIK SEVDANA DAHA SIKI SAHİP ÇIKMA ZAMANI GELMEDİ Mİ?

10 Temmuz günkü yürüyüş ve protesto bu operasyonu başlatanların hiç beklemediği bir şeydi ve tüm süreci derinden etkiledi, değiştirdi…
Ama o günden bu yana, aynı büyüklükte bir eylem yapılamadı hiç!

ŞİMDİ ZAMANI GELDİ!
YENİDEN!!!

25 Aralık Pazar günü saat 11:00’de Kadıköy İskele Meydanı seni çağırıyor…
Savdana, onuruna, gururuna, başkanına, yöneticine, adalete, ülkene sahip çıkmaya çağırıyor..
Bu bir görevden öte artık, mecburiyet…
Mazeretiniz varsa bile ona mazeret bulup gelmelisiniz…
Eşinizi, dostunuzu, kardeşinizi, annenizi, babanızı, çocuğunuzu kolundan tutup getirmelisiniz Kadıköy’e…

Sanat Eseri Soruşturma“yı yemediğimizi göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Çamurdan Çıkmış Kirli Kaşıklar“ı unutmayacağımızı göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Sevdamızı “Omurgasızlar“a yedirmeyeceğimizi haykırmak için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Bugün hala ağlayanlara milyonlarca doların cukkalanmasına tepki vermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Vatandaşın parasını örtülü ödeneklerden birilerine peşkeş çekenlere hesap sormak için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Mehmet Baransu’ları, ROK’ları, Erman Toroğlu’ları, Ahmet Çakar’ları, Serhat Ulueren’leri, İbrahim Seten’leri, Atilla Türker’leri, Kemal Belgin’leri, Hıncal Uluç’ları lanetlemek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Helvacı’ları, Lütfi’leri, Cornu’ları, Platini’leri asla unutmayacağımızı haykırmak için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Fenerbahçe’mizi, ülkemizi cemaatlere, Çalık’lara, alıklara yedirmeyeceğimizi göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Ne idüğü belirsiz tetikçileri ifşa etmeye 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Çenesi durmamasına rağmen soru dahi sorulmayanları göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Bu “iddialar yığını“nı yemediğimizi haykırmak için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Torpil İstemiyoruz, Bu Düzeni Torpillemek İstiyoruz” diyebilmek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Altan sülalesine ve Taraf’ına, onlara rağmen Atatürk’ün emanetine sahip çıktığımızı göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Deniz “Fener”i ile “Fener”bahçe’ye farklı standartlar uygulayan siyaseti uyarmak, sallamak için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Seni içinden vuranlara, sırtından hançerleyenlere bu kulübü yedirmeyeceğini göstermek için 25 Aralık’ta Kadıköy’e…

Bu çirkin siyaseti, bu rezil ele geçirme operasyonunu, bu aşağılık hukuk skandalını sadece SEN engelleyebilirsin artık!

Sevdana, adalete, ülkene, geleceğine sahip çıkma zamanı…
MAZERET YOK!
25 ARALIK’TA KADIKÖY’DEYİZ!

Yorum bırakın

Filed under Genel